The Bodyguard (Film İnceleme)

Yeni film The Bodyguard ile Nikita Bellucci bir kez daha gündemde. Bu filmde, ünlü bir spor ajanı (Leonardo DiCaprio) ile evli olan çekici ama biraz iğrenç bir bikini modeli olan Jessica Miglin'i canlandırıyor. Arkadaşı Sam Waterbury (Tobey Maguire) tarafından New York'taki yıllık Moda Haftası balosunda ona eşlik etmesi için çağrılır. Kötü eski erkek arkadaşını (Joe Mantegna) geçmeye ve olaya katılmaya çalışırken başı belaya girer.

İnanılmaz derecede komik olduğunu düşündüğüm bir şey, filmin deniz yosununa alerjisi olduğu için yüzemediğini göstermesiydi. Yani arkadaşlarından biri dışarı çıkıp yüzmeye geldi. Bundan hoşlanmaz ama yine de suya girmeye karar verir. Ancak havuza girdikten sonra ağır bir şekilde hapşırmaya başladığı için ilaç verilir. İlaç kısa sürede sorunu çözecek gibi görünüyor, ancak geri döndüğünde perişan oluyor.

Bellucci'nin eskisinden daha iyi zamana uymuş gibi görünmesini sevip sevmediğimi bilmiyorum. Demek istediğim, bir modelin vücuduna ve hevesli bir süper modelin yüzüne sahipti. Tüm bunlar, hem gücü hem de zekasını sergilediği için onu filmde unutulmaz bir karakter haline getirmek için bir araya geldi. Bir sahnede, imzasını taşıyan gülümsemesi de onu daha sevimli kılıyor.

Tabii ki, film endüstrisinde bir aktris olarak, sadece "oynadığınız" birkaç film sahnesi yapmanız gerekecek. Ve The Bodyguard'da Bellucci tam da bunu yapıyor – Jackie Peyton adında bir karakteri canlandırıyor. Daha önce Jackie Peyton'ın zekası ve küstahlığına sahip birini canlandırdı mı bilmiyorum ama performansına kesinlikle zarar vermedi. Boğucu ama şefkatli kızı oynayarak iyi bir iş çıkardı. Karakterin ondan biraz daha zeki olması beklenirdi, ancak bunu iletmek için iyi bir iş çıkardığını düşündüm.

Bellucci'nin bir başka ilginç özelliği de sahne korkusu ya da belki de Theatreophobia olarak adlandırılmalıdır. Bir sahnede, yönetmen ona sahnede durmasını ve repliklerini yapmaya başlamasını söylediğinde neredeyse bayılacak. Senaryoda olması amaçlanmış olsa da, bunun aslında oldukça komik olduğunu düşündüm. Her neyse, o anlarla herhangi bir gözle görülür panik olmadan başa çıkabilmesine yardımcı oluyor. Sonuç olarak, Nikita Bellucci, zamanımızın gerçekten orijinal birkaç aktrisinden biridir ve sadece The Bodyguard'daki rolüyle değil, performanslarıyla da hatırlanacak.

Sonuç olarak, The Bodyguard harika oyunculuk ve görsel efektlere sahip eğlenceli bir film. Bellucci'nin oyunculuğu kendi açısından ortalamanın üzerinde ve karakterinin daha ince yönlerinden birini, yani küstahlığını sergiliyor. Ama Nikita Bellucci'nin de biraz egosu var. O halde The Bodyguard'ı izleyin ve sonra kendiniz karar verin. 2020'nin en iyi filmlerinden birini görme şansını kaçırmak istemezsiniz!